24 Aralık 2014 Çarşamba

yazmalı mı, yazmamalı mı?


 

Merhabaaa sevgili takipçi aday adayıım!!

Nasılsın? İyisin iyi. Bak iyi değilsen bile kocaman enerji gönderiyorum sana, iyi ol diye.

Yine yazmakla yazmamak arasında gidip gidip geldiğim, 'dur bir başlayayım da devamı gelirse yayınlarım' diye düşündüğüm bir yazıya başladım. (Eğer yayınlanmışsa bil ki devamı gelmiş.)

İnsanın karşısına ne zaman ne geleceği hiç belli olmuyor. Hiç olmuyor hemde. Okuyacağım kitapları bu mantıkla seçiyorum. Eğer bir kitap sizi içine almazsa mümkün değil o kitabın olamazsınız. Kitap sizin dünyanıza girmez, siz onun dünyasına girersiniz diyeceğim.

Eee ben böyle dururken birden bir kitap buldu beni. Arkadaşımın bir ödevi var, hiç zamanı yok ama. Bende ödevini onun yerine yapabileceğimi söyledim. Bu şekilde geldi buldu beni. Aslında doğruyu söylemek gerekirse beklentim düşüktü. Hatta kitabın abartıldığını bile düşünüyordum. İşte insan bazı şeyleri bilmeyince, ahkam kesmesi kolay oluyor. Ve bende yanlış yapıp bilgim olmadığı konuda fikir beyan ettim. (Yanlış bir şey yapmayın.)

Bu arada kitabın ismini söylemedim, sende hatırlatmadın... Teşekkürlerr... Bu nasıl okumak? Nerenle okuyorsun... Kitap Antoine De Saint-Exupery'nin Küçük Prens'i.  Kitap hakkında çok yorum yapmayacağım, güzel bir kitaptı. Herkesin anlayabileceği ama herkesin hissedemeyeceği bir kitap. Ben hissedebildiğimi düşünüyorum.

95 Sayfalık bir kitap evden Ayazağa'ya gidene kadar bitiyor. Bitmesin istedim ama merakımın önüne geçemedim. Hatta ben kitabı okurken çok güzel bir insanla tanıştım. Hani sevmeniz için tanımanızın gerekmediği türden bir insanla. Neyse bu çok güzel bir hikaye, anlatmayacağım ama. Bu yazıyı sırf onun içinde yazdım diyebilirim.

Kitabın sözlerini eminim ki sende internetten oradan buradan görmüşsündür. Ben bazı şeyleri biliyordum. Hani aslında çok derin olan, saatlerce hakkında düşünebileceğim şeylerin bu kadar basit anlatılması hoşuma gitti. Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu söyleyemem. Yaşarken hakkında düşünülmesi gerek. Resimli bir kitap, kitabın resimleri kitabı yazan Antoine Abi yapmış. Saatlerce bakabilirim resimlerine. Hatta son sayfada olan resmin fotokopisini çektirip meşhur panoya asabilirim... (Sağdaki resim) Yaparım bilirsin...

Tek sorun kitapta gereğinden fazla imla hatası yapılması, bir çocuk kitabında bu kadar hatanın olması beni yıldırdı, sonuçta bir çocuğun bu kadar hatalı bir yazını okuması hoş değil.

Azıcıkta altı çizdiğim benim hakkında düşündüğüm, seninde düşünmeni istediğim birkaç satır başı paylaşıp, seni azad edeceğim sevgili takipçi aday adayım...
"Bir generale, bir deniz kuşuna dönüşmesini buyursam, generalde buna itaat etmese, bu generalin kabahati sayılmaz. Benim kabahatim sayılır."
Küçük Prens'in ilk gittiği gezengende tanıştığı Kral'ın hep söylediği sözler bunlar. Üzerine hala düşünüyorum.
"Önce, az ötemde oturacaksın, şöyle otların üzerine... Ben sana göz ucuyla bakacağım; ama sen hiçbir şey demeyeceksin.Dil bütün yanlış anlaşılmaların kaynağıdır. Ama her gün biraz daha yakınıma oturmalısın..."
Buda Dünya'ya gelen Küçük Prens'in karşılaştığı Tilki'nin sözlerinden bir kesit. Tilki Küçük Prens'e kendisini nasıl evcilleştireceğine dair yapacaklarını söylüyor. Ama Tilki unutuyor ki  bir şeyi evcilleştirdin mi, sorumluluğu sana ait olur. O yüzden kimseyi evcilleştirmemeye dikkat edin. Evcilleştirirseniz de Küçük Prens gibi bırakıp gitmeyin.

Böyleydi işte. Benim aklımı baya kurcalayan cümleler bunlardı. Azıcık sende düşün bunlar üzerine. Hatta bir adım daha ileri git ve kitabı okumadıysan oku. Okuduktan sonra daha iyi anlayacaksın bu yazıyı. Arka pencerenden soracaksın kendine;
'koyun çiçeği yedi mi, yemedi mi?'


Yazarken bunu dinledim. Düşündüklerini kesinlikle paylaş benimle. Bir daha ki yazıya kadar görüşmek üzere!!



2 yorum:

complete_the_sentences dedi ki...

İki saat okudum, kitabın ismini vermedin. Olmaz ki böyle de canım? Bu ne ciddiyetsizlik. :P
Doktora derslerimizde okuduğumuz kitaplardan biriydi. Ben de pek sevmiştim. Sevgiler... :)

Şilan Bozyurt dedi ki...

hadi ben unuttum, sen hatırlattın mı ki?? yorumun için teşekkürler, sevgiler...

Yorum Gönder

söyleyeceklerin benim için çok önemli, unutma!