12 Şubat 2015 Perşembe

Bir Küçük "Mona Roza" Hikayesi


Merhaba sevgili takipçi aday adayım!

Yine bir süredir yazmıyorum yokum, neden yokum bir fikrim yok. Aslında sabun köpüğü şeyler yazıp beyninizi doldurmak istemediğimden sanırım. Özenle düşünüyorum acaba ne yazsam diye, fikir alıyorum fikir veriyorum. Sonra bu şekilde günlerim geçerken size yeniden yepyeni olmayan bir hikaye getirdim. Yeni değil ama belki haberi olmayan bir sen için yepyeni bir hikaye olur diye düşündüm.

Yine çok sevdiğim bir hikayeden bahsetmek istiyorum. Bu hikayeyi yazmayı düşünürken bir kamuoyu araştırması yaptım. 10 kişiye sordum bir popüler "hayır bilmiyorum" cevabını aldım. Sonra geldim oturdum bilgisayarın başına.
 
"Mona Roza siyah güler ak güller..."
 diye hikayeme başlayarak girizgahı sonlandırmak istiyorum. 

Evet bu suarede sizlere Sezai Karakoç'un aşkını derleyip anlatacağım. Bu hikaye doğru mudur bilinmez, bu konuyla ilgili tüm yazılar bir rivayete göre diye başlıyor.  Bense hepsinin arasında bu anlatacağım hikayeye inandım. Hikayeyle ilgili kimse gerçeğin ne olduğunu bilmiyor. Hiçbir babayiğitte sorup öğrenemiyor bu gizli sevdayı. Anlayacağın sevgili takipçi aday adayım bu aşk bir giz olup kalıyor iki yürek arasında. Öyleyse bende başlıyorum hikayeye…

Bir rivayete Sezai Karakoç 1950’de Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazanıyor. Okuluna başlıyor gidiyor geliyor. Fakat günler sonra dersler devam ederken gönlünü bir muhacir kızına kaptırıyor. Kıza açılamıyor da, reddedilmekten  korkuyor belli ki… Ve ucu bucağı olmayan bir sevdaya sürükleniyor. 4 yıl boyunca içinde büyütüyor aşkını.  Ee 4 yıl olmuş, mezuniyet heyecanı sarıyor Ankara Üniversitesini. Bir mezuniyet gecesi düzenleniyor okulda. (Benim gibi güzel organizasyon yapabileceklerini sanmıyorum ama…) Asıl hikaye, ipin inceldiği yerden kopması bu gecede gerçekleşiyor. Arkadaşları tarafından bilinen şiir tutkusu Karakoç’u kürsüye sürüklüyor. İsmi anons ediliyor ve ağır adımlarla çıkıyor Karakoç kürsüye. Onca kişinin arasında gözleri sevdiceğini, gönlünde yer alamadığı kusursuz sevdasını arıyor… Ve neden sonra başlıyor şiirini okumaya… 

“Mona roza siyah güler ak güller
  Geyve’nin gülleri beyaz yatak
  Kanadı kırık kuş merhamet ister
  Ah senin yüzünden kana batacak
  Mona roza siyah güller ak güller…”

Şiir bitene kadar çıt çıkmıyor salondan. Oysa Karakoç sevdiğinin gözlerine bakarak okuyor şiirini.
Son kıta da salondan uğultular yükseliyor, herkes bu şanslı kızın kim olduğunu merak ediyor. Böyle bir aşkı nasıl keşfedemediğine hayret ediyor. Kız arka sıralardan sıyrılıp kürsüye yaklaşıyor ve bağırarak "Seni kabul ediyorum" diyor. Tam bu sırada gurur aşkın önüne geçiyor ve Sezai Karakoç “Ben seni kabul etmiyorum” diyerek arkasını dönüp gidiyor. Ne kadar yürekten söylediği merak konusu tabi. Delikanlı şair Sezai Karakoç, o günden sonra bir daha kızı görmüyor. Belki kıza ulaşınca hevesi kaçtı bilinmez, şairde olsa insan sonuçta. Ademoğlu vefasız...


İşte bu uğruna şiir yazılan, Karakoç’u deli divane kızın ismi Muazzez Akkaya.  Şiirin her kıtasının başındaki harfleri yan yana getirdiğinizde "Muazzez Akkaya’m" çıkar. Hatta ünlü şairin bu kız için yazılmış başka şiirleri de var.
İç geçirdiğini duyar gibiyim. Şiirin tamamının linkini buraya bırakıyorum. Tam yamacına da güzel bir seslendirilişini. Asıl tüm bunun aksine Muazzez şiiri duyduğunda ne yaptı, ben bunu merak ederim en çok. Sizin isminize hiç yazıldı mı, bilemeyiz ki ismine şiir yazılan kadınların neler hissettiğini.

İşte böyle Muazzez ile Sezai’nin inanmak istediğim hikayesi. Eğer ikisine dair bir şeyler biliyorsan benimle paylaş. Çünkü merak ederim bilirsin. Bir daha ki yazıya kadar sağlıcakla! Kendine iyi bak…

6 yorum:

bilge dedi ki...

İlginç bir hikaye kızı herkesin içinde reddetmesi biraz ilginç geldi öyle duyarlı bir insanın yapacağı bir hareket değil..ama güzel hikayeymiş...sevgiyle kalın..

Şilan Bozyurt dedi ki...

@bilge beni şaşırtmadı reddedişi aşk dediğin erişilmez olmalı, muazzeze eriştiği için reddetmiş de olabilir bilinmez... yorum için teşekkürler sevgiyle...

Adsız dedi ki...

Çok güzel bir hikaye öğrenmiş oldum sayenizde. Sevdiklerim ile paylaşacağım.

Şilan Bozyurt dedi ki...

@Adsız beğendiğinize çok sevindim, teşekkür ederim sevgiyle...

Kuzununannesi dedi ki...

keyıfle okudum ve sonra ne yazacaksınız merak edıyorum :) ama uzun sure ara vermeyın :) sevgıler
www.kuzununannesi.com

Şilan Bozyurt dedi ki...

@Kuzununannesi çook teşekkür ederim yorumunuz için, en kısa zamanda yeni yazı gelecek sevgiler...

Yorum Gönder

söyleyeceklerin benim için çok önemli, unutma!